![]() Yasir Çem
|
Sekiz Uçurum, Yedi Asır/ İki Yaşam, Bir Ölüm
1.
bir günahı sayıklayan nefsin;
duadır \keser bileklerini
boğulur tüm günahlar, küçük yakarışların izinde.
yakarışlar ki,
kan ve günah dolu bir şehrin
yanmasıdır izmaritlerde…
2.
ıslık çalıyoruz koro halinde ben ve ruhum,
bir şarkı sesi geliyor uzaktan
kederde bile âh'ı var kederin
evetlerin ardından ansızın
bir ağaç uzatır kollarını
ağlamazdık karanlığında mutsuzluğun
belki çöller denizlere aksaydı
ruhumu yansıtandır, açık ellerin gölgesi…
duygu yüklü okyanus olmak
uykusuzluğumdur pişmanlığımın yankısı…
geceye nöbettir bir gün daha
patladı ellerimin nasırları
gül kılığındadır ölüm
vuslattır o, vuslattır adı
ne yapsam unutamadım;
intihar ediyor çay tabakları…
2.1
sen'den bahsediyorum,
kıvranışlarından
yazgının pençesindeki 'ruh'\un\umun
kendi kendimin\kendi kendime.
ağırlaştı dünyam,
heyulasına döndü beynim hasretin.
kısır bir döngü içinde sen'i
ne mümkün yazabilmek?
sana dair bir şeyleri…
2.2
küskün kollarım, parmaklarım suskun
gitti ruhum, erkenden gittin…
en iyisi bağlaçlara sövmek
bir de siyah taşlarına bu kentin.
3.
zaten hep tersine giderim ben
kuyruğunda ölümler olan bu dünyanın
elimde kemiğimle bilediğim çakı
sevdiklerime söver,
konuşulacak zamanlarında susar
bıçaklarım hatıraları
3.1
tehiyyata sığdırılmış selamlara dair;
sadece bereket ve sızılar var
birçoğunu bilmediğim…
yetersiz kalıyor kelimeler…
tıkanıyor arasında mahcubiyetin
herhangi bir sabah, bir hoş geldin diyemedim
3.2
bir çok okyanusumuz oldu
ama içemedik hiçbirinden
4.
cüret güzeldir
güzeldir günah
ah \cür'et ah…
4.1
hangi 'had'den bahsediyorum, kimin haddine
adını ağzıma almam büyük cesarettir…
ruhum saydamlaşarak hayalete benziyorken,
sen'i anlatmak, sen'den çalmaktır.
4.2
şimdi düşün ve üzülme
dokunamadı kimse…
öyle bir gizledim ki seni
öyle bir sakladım ki
dokunamadım ben bile
halbuki her yeni seni kazıyordu bana
her yeni, bir sen'din
yeniden doğdun
yeniden tanıştık
yeniden yaşadık
hep yenilendi sana dair olanlar
diğerleri de sana dokundu geçti
hep bir şeyler alarak senden
hiç dokunamadan sana.
kokun var ya kokun
gidişinle gelen acıya hasretim
neden ağlamak geliyor yüzüm güleçken
5.
seni sevdiğimi söylemiştim değil mi?
zamanı değil, farz et ki söylemedim
artık başka müzikler çalıyor
beynim nasırlı, kalıplaştı ruhum \sensiz…
denize bakmamak unutturur mu küçüklüğümü?
ellerin değişmemiş demiştin bana
değişmeyen çok şey var gülüm
ama ellerim yaşlandı
ve artık tanıyorlar beni,
tırnağı yenmiş, kanayan parmaklarımdan,
6.
hâlâ gelmedi aklım başıma
kaç kez sürtündü burnum
asiyim ben;
bir asi ki gücü,
ancak burnuna yeten…
6.1
yüreğim var bir de elimde…
hüznümün,
yalnızlığımın,
kimsesizliğimin sırrını taşıyan yüreğim…
7.
seni gördüm, koşmaya başladım;
hâlâ koşuyorum…
anlamı\anlamımı sende buldum
'hayır' ın bile kutsalken,
küllerimi dahi yakan bir ateş, ne ki?
damarlı kalemimden akan düşüncelerim,
hengamenin rengi gri
sana dair yobazlığımdan geriye kalan
zavallı beynimin devasa külleri
7.1
ruhum\ akordeon çalıyor\ güzeldir
anı oldu, mazide kaldı\ kim demiş?
sis kapladı ay'ı… \nisandır, haziran da neresi?
7.2
ilkin
sana bakardım hep
her gece yürürdüm döne dolaşa
yolu sana uzata uzata giderdim
pencerenden içeri bakardım
seni gördüğüm gün
güzel olurdu akşam,
akşam geçerdim hep; gece,
gece geçerdim sonra
masada çalışıyor olurdun bazen
büyük odada
gözlerim sana çarpardı perde aralığından
kaç saniye; belki 3, bilemedin 4 ya da.
ama yeterdi
bir kaç gün, bir kaç hafta.
bir gece biri daha vardı masanın yanında
sen oturmuşun, o ayaktaydı
dönmüş ona doğru konuşuyordun
geçtim önünden pencerenin
gördüm seni
geri gelip tekrar bakacaktım
gelmedim,
yürüdüm gittim.
ama ruhum geri döndü
pencerenin kenarında durdu
sen lambayı kapatıp gidene dek ben evde cesettim
sen lambayı kapatıp giderdin
lamba sönerdi
sonra sabah olurdu
ve ben akşamı yine beklerdim…
8.
gördüm,
geç değil inanmak için
kan yağıyordu parmaklarıma
yalnızlığına düştüğüm aşkın silueti
bir şehir ölüyor dudaklarımda
8.1
seni gördüm
artık başka bir şeye dönüşüyordum
maddemsi bir varlığa
teninde eriyen
ölen
kaybolan
dirilen
ve bulan.
böyle bir şeydir aşk, diyordu bir ses
bilmiyordum ben, ne diyeceğimi
ne yapacağımı
ve nasıl duracağımı.
aklımı unutuyor kalıveriyordum öylece
delirmenin ince çizgisi kalınlaşıyordu
kayboluyordum içinde
küçücük bir nokta oluyordum
sonra sen, yüzünü bana dönüyordun.
ve büyüyordum tekrar gözlerinde,
gözlerinde başka bir dünyanın içine giriyordum
tahtları olan bir ülke gibiydi gözlerin


Yazılım: CM Bilişim - Görsel Tasarım: Capitol Medya







