IMKB: 60.608Dolar: 1,5155 YTLEuro: 1,9265 YTLAltın: YTL
09 Eylül 2010 Perşembe
Yorumlananlar
Hava Durumu
Ankara10/28 °C
İstanbul8/14 °C
İzmir9/16 °C
Video Galeri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yasir Çem
Sekiz Uçurum, Yedi Asır
22 Temmuz 2010 Perşembe

Sekiz Uçurum, Yedi Asır/ İki Yaşam, Bir Ölüm

 

1.

bir günahı sayıklayan nefsin;

duadır                                \keser bileklerini

boğulur tüm günahlar, küçük yakarışların izinde.

yakarışlar ki,

kan ve günah dolu bir şehrin

yanmasıdır izmaritlerde…

2.

ıslık çalıyoruz koro halinde ben ve ruhum,

bir şarkı sesi geliyor uzaktan

kederde bile âh'ı var kederin

evetlerin ardından ansızın

bir ağaç uzatır kollarını

ağlamazdık karanlığında mutsuzluğun

belki çöller denizlere aksaydı

ruhumu yansıtandır, açık ellerin gölgesi…

duygu yüklü okyanus olmak

uykusuzluğumdur pişmanlığımın yankısı…

geceye nöbettir bir gün daha

patladı ellerimin nasırları

gül kılığındadır ölüm

vuslattır o, vuslattır adı

ne yapsam unutamadım;

intihar ediyor çay tabakları…

 

2.1

sen'den bahsediyorum,

kıvranışlarından

yazgının pençesindeki 'ruh'\un\umun

kendi kendimin\kendi kendime.

ağırlaştı dünyam,

heyulasına döndü beynim hasretin.

kısır bir döngü içinde sen'i

ne mümkün yazabilmek?

sana dair bir şeyleri…

 

2.2

küskün kollarım, parmaklarım suskun

gitti ruhum, erkenden gittin…

en iyisi bağlaçlara sövmek

bir de siyah taşlarına bu kentin.

3.

zaten hep tersine giderim ben

kuyruğunda ölümler olan bu dünyanın

elimde kemiğimle bilediğim çakı

sevdiklerime söver,

konuşulacak zamanlarında susar

bıçaklarım hatıraları 

3.1

tehiyyata sığdırılmış selamlara dair;

sadece bereket ve sızılar var

birçoğunu bilmediğim…

yetersiz kalıyor kelimeler…

tıkanıyor arasında mahcubiyetin

herhangi bir sabah, bir hoş geldin diyemedim

 

3.2

bir çok okyanusumuz oldu

ama içemedik hiçbirinden

 

4.

cüret güzeldir

güzeldir günah                                                                   

ah               \cür'et ah…

 

4.1

hangi 'had'den bahsediyorum, kimin haddine

adını ağzıma almam büyük cesarettir…

ruhum saydamlaşarak hayalete benziyorken,

sen'i anlatmak, sen'den çalmaktır.

 

4.2

şimdi düşün ve üzülme

dokunamadı kimse…

öyle bir gizledim ki seni

öyle bir sakladım ki

dokunamadım ben bile

halbuki her yeni seni kazıyordu bana

her yeni, bir sen'din 

yeniden doğdun

yeniden tanıştık

yeniden yaşadık

hep yenilendi sana dair olanlar

diğerleri de sana dokundu geçti

hep bir şeyler alarak senden

hiç dokunamadan sana.

kokun var ya kokun

gidişinle gelen acıya hasretim

neden ağlamak geliyor yüzüm güleçken

5.

seni sevdiğimi söylemiştim değil mi?

zamanı değil, farz et ki söylemedim

artık başka müzikler çalıyor

beynim nasırlı, kalıplaştı ruhum                       \sensiz…

denize bakmamak unutturur mu küçüklüğümü?

ellerin değişmemiş demiştin bana

değişmeyen çok şey var gülüm

ama ellerim yaşlandı

ve artık tanıyorlar beni,

tırnağı yenmiş, kanayan parmaklarımdan,

6.

hâlâ gelmedi aklım başıma

kaç kez sürtündü burnum

asiyim ben;

bir asi ki gücü,

ancak burnuna yeten…

 

6.1

yüreğim var bir de elimde…

hüznümün,

yalnızlığımın,

kimsesizliğimin sırrını taşıyan yüreğim…

 

7.

seni gördüm, koşmaya başladım;

hâlâ koşuyorum…

anlamı\anlamımı sende buldum

'hayır' ın bile kutsalken,

küllerimi dahi yakan bir ateş, ne ki?

damarlı kalemimden akan düşüncelerim,

hengamenin rengi gri

sana dair yobazlığımdan geriye kalan

zavallı beynimin devasa külleri

 

7.1

ruhum\ akordeon çalıyor\ güzeldir

anı oldu, mazide kaldı\ kim demiş?

sis kapladı ay'ı…              \nisandır, haziran da neresi?

 

7.2

ilkin

sana bakardım hep

her gece yürürdüm döne dolaşa

yolu sana uzata uzata giderdim

pencerenden içeri bakardım

seni gördüğüm gün 

güzel olurdu akşam,

akşam geçerdim hep; gece,

gece geçerdim sonra

masada çalışıyor olurdun bazen

büyük odada

gözlerim sana çarpardı perde aralığından 

kaç saniye; belki 3, bilemedin 4 ya da.

ama yeterdi

bir kaç gün, bir kaç hafta.

bir gece biri daha vardı masanın yanında

sen oturmuşun, o ayaktaydı

dönmüş ona doğru konuşuyordun

geçtim önünden pencerenin

gördüm seni

geri gelip tekrar bakacaktım

gelmedim,

yürüdüm gittim.

ama ruhum geri döndü

pencerenin kenarında durdu

sen lambayı kapatıp gidene dek ben evde cesettim

sen lambayı kapatıp giderdin

lamba sönerdi 

sonra sabah olurdu

ve ben akşamı yine beklerdim…

8.

gördüm,

geç değil inanmak için

kan yağıyordu parmaklarıma

yalnızlığına düştüğüm aşkın silueti

bir şehir ölüyor dudaklarımda

 

8.1

 seni gördüm

 artık başka bir şeye dönüşüyordum

 maddemsi bir varlığa

 teninde eriyen

 ölen

 kaybolan

 dirilen

 ve bulan.

 böyle bir şeydir aşk, diyordu bir ses

 bilmiyordum ben,  ne diyeceğimi

 ne yapacağımı

 ve nasıl duracağımı.

 aklımı unutuyor kalıveriyordum öylece

 delirmenin ince çizgisi kalınlaşıyordu

 kayboluyordum içinde

 küçücük bir nokta oluyordum

 sonra sen, yüzünü bana dönüyordun.

 ve büyüyordum tekrar gözlerinde,

 gözlerinde başka bir dünyanın içine giriyordum

 tahtları olan bir ülke gibiydi gözlerin

Bu yazı toplam 654 defa okunmuştur
YORUMLAR
kşa
niyesuh
sen geceyi aydınlatırsın
30 Temmuz 2010 Cuma 16:38
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Anket
Yeni Anayasa Paketi İle İlgili Yapılacak Bir Referandumda Tercihiniz Ne Olur? Evet mi? Hayır mı?
Mail List