IMKB: 60.999Dolar: 1,5005 YTLEuro: 1,9295 YTLAltın: YTL
04 Eylül 2010 Cumartesi
Yorumlananlar
Hava Durumu
Ankara11/29 °C
İstanbul8/14 °C
İzmir9/16 °C
Video Galeri
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan Bölgesiyle İşler İyi
29 Haziran 2010 / 11:55
Devlet Bakanı Zafer Çağlayan

Çağlayan: Kürt Bölgesi'yle başarılı

işlere imza atacağız

Türkiye'nin Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Irak'ın, 2008 yılında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 10'uncu sırada iken, 2009 yılında 5'inci sıraya yükseldiğini, 2010 yılı Nisan ayı itibariyle de iki ülke arasındaki ticaret hacminin 7 milyar dolara yaklaşacağının tahmin edildiğini söyledi.

Irak'a gerçekleştirilen ihracatın yüzde 95'lik bölümünün Kürdistan Bölgesi'yle yapıldığına işaret eden Çağlayan, “Bölgede Türk malları yüksek kalitesi ile yoğun talep görmektedir. Ayrıca, Türk müteahhitlerinin bölgede üstlendiği projeler hızla tamamlanmaktadır. Bütün bu unsurlar Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin önümüzdeki dönemde de, Türk yatırımcıları ve girişimcileri için önemini koruyacağını göstermektedir” dedi.

Çağlayan, Irak'la yürütmek istedikleri birçok projeye başlamak için Irak'ta merkezi hükümetin kurulmasını beklediklerini ifade ederek, “İnanıyorum ki, merkezi hükümetin kurulmasını takiben başlayacak olan dönemde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile de başarılı işlere imza atacağız. Temel amacımız, uzun vadede ekonomik ve ticari bir bölgesel entegrasyonu başarıyla inşa etmektir” diye konuştu.

Bugün Kürdistan Bölgesi'ne gelecek olan Çağlayan, ziyareti öncesi, AKnews'in Türkiye'nin Irak ve Kürdistan Bölgesi'yle ekonomik ilişkileri ve bu ilişkilerin geleceğine yönelik sorularını yanıtladı.

Sayın Çağlayan, AK Parti Hükümeti olarak, Türkiye'nin genel olarak Irak, özelde Kürdistan Bölgesi'yle ticari ilişkilerin düzeyini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler son dönemde büyük bir ivme kazanmış ve stratejik ortaklık olarak adlandırdığımız bir temele oturtulmuştur. Türkiye ile Irak arasında var olan geniş potansiyelin doğal bir sonucu olarak hükümetimizce hayata geçirilen bu stratejik ortaklık, iki ülke arasında her alanda olduğu gibi, ticari ve ekonomik ilişkilerde de yeni bir sayfa açmış ve bugüne kadar yapılamayanları yapma ve yeni hedefler belirleme imkânı sağlamıştır.

2003 yılı sonu itibarıyla 941 milyon dolar olan ikili ticaret hacmimizin, küresel ekonomik krizin etkisinin en ağır şekilde hissedildiği 2009 yılında artış eğilimi sürdürerek 6,1 milyar dolar seviyesine ulaşması, Irak ve Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kazandığı ivmenin en açık göstergesidir.

Küresel krizin etkisiyle 2009 yılında Türkiye'nin genel ihracatı yüzde 22.6 oranında azalırken, Irak'a ihracatımız yüzde 31 oranında artmıştır. Bu performans sonucunda Irak, 2008 yılında Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 10'uncu sırada iken, 2009 yılında 5'inci sıraya yükselmiş olup, 2010 yılı Nisan ayı itibariyle bu yerini sağlamlaştırmıştır.

Krizin etkilerinin azalmaya başladığı 2010 yılında ikili ticaret hacmimizin, 7 milyar dolara yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Bu gelişme trendinin orta vadede de artarak devam edeceğine ilişkin projeksiyonlarımız bulunmaktadır. Irak ile mevcut olan karşılıklı iyi niyet ve işbirliği ortamı içerisinde, 2013 yılında 20 milyar dolarlık bir ikili ticaret hacmine ulaşma yönünde bir hedef belirlenmiştir.

Öte yandan, Türk firmaları Irak'ın yeniden yapılandırılması sürecinde aktif bir rol oynamaktadır. Müteahhitlik hizmetleri sektöründe çok büyük kapasitelere sahip bulunan firmalarımız savaştan sonra Irak'ta yaklaşık 7,7 milyar dolar değerinde 500'e yakın proje üstlenmiş olup, bunların önemli bir bölümünü tamamlamışlardır. Ayrıca, çok sayıda büyük firmamızın, yatırım kararı almak amacıyla Irak'taki gelişmeleri yakından takip ettiği bilinmektedir. Irak Hükümetinin, bazı alt ve üst yapı projelerinin komşu ülke firmalarına doğrudan görüşme yoluyla verilmesi ve kamu ihalelerinde komşu ülke firmalarına öncelik verilmesi yönünde almış olduğu kararın bu sektördeki ilişkilerimize ivme kazandırması da beklenmektedir.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin geliştirilmesi için AK Parti hükümeti olarak neler yapacaksınız?

Irak'a yönelik bakışımızda herhangi bir bölgesel, etnik ya da dini ayrım gözetmiyoruz. Ancak, Irak'ın içinde bulunduğu koşullar ikili ticaretimizin yapısını doğal olarak etkilemektedir. Musul'dan daha güneye inildikçe (Kerkük, Tikrit, Bağdat, Samara, Basra, Kerbela) yapılan taşımalarda araçlara yapılan saldırılar ve karşılaşılan hırsızlık olayları; can ve mal güvenliğini tehdit etmektedir. Bu durum şoförlerin söz konusu taşımaları yapmaktan kaçınmalarına neden olmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak, Irak'ın güneyine taşımalarımız ve ihracatımız olumsuz yönde etkilenmektedir.

Irak'ın tüm bölgeleri ile mevcut ticari ve ekonomik işbirliğimizi güçlendirmek amacıyla Irak'taki kadromuzu arttırıyoruz. Bu çerçevede, Erbil ve Basra Başkonsolosluklarımız bünyesinde Dış Ticaret Müsteşarlığı temsilcileri atanmıştır.

Irak'la ticari ilişkilerimizde Irak Kürt Bölgesi Yönetimi'nin öneminin artmasına paralel olarak, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi temsilcilerinin ülkemize gerçekleştirdikleri resmi ziyaretleri de artmaktadır. Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Sinan Çelebi ise 2010 yılı Mart ayında iki kez ve son olarak 2-6 Haziran 2010 tarihlerinde Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Lideri Mesut Barzani ile beraber olmak üzere son dönemde ülkemizi 3 kez ziyaret etmiştir. Resmi heyette yer alan Doğal Kaynaklar Bakanı Ashti Hawrami ile de görüşmelerde bulunulmuştur.

İkili ticari ilişkilerimizi geliştirmek ve ticaret hacmimizi arttırmak amacıyla, karşılıklı ziyaretlerin yanı sıra,  Irak ile işbirliği içinde yeni projeler hazırlıyor ve bu projelerin hayata geçmesi için büyük bir azimle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni sınır kapılarının açılması, ortak serbest sanayi bölgesi kurulması, karşılıklı ticaret heyetlerinin düzenlenmesi, yeni iletişim mekanizmalarının kurulması hep ilişkilerimizi en iyi noktaya getirme amacıyla atılan adımlardır.

Türkiye-Irak sınırında serbest bölge kurulması çalışmaları ne aşamada, böyle bir projenin iki ülke arasındaki ticari ilişkilere katkısı ne olur?


Irak ile olan ikili ticaret ilişkimizi yeni projelerle geliştirme arzusundayız. Bu bağlamda ülkemiz ile Irak arasında Serbest Sanayi ve Ticaret Bölgesi kurulması projesine önem vermekteyiz. Projenin uygulanabilirliğini araştırmak üzere Irak ve Türkiye taraflarında teknik komiteler kurulmuştur.

Irak'ın içinde bulunduğu siyasi koşullar dikkate alındığında söz konusu projenin, Türkiye, Merkezi Irak Hükümeti ve Kuzey Irak Kürt Bölgesel Yönetimi yetkililerinin yer alacağı üçlü bir mekanizma bağlamında oluşturulacak bir çalışma grubunda, Irak'ta yeni hükümetin kurulmasının ardından, ele alınmasının gerekli olduğuna inanıyorum.

Bu projenin hayata geçmesi ile her iki taraf da coğrafi ve stratejik konumlarını daha avantajlı bir şekilde kullanma ve milli gelirini arttırma imkânı bulacaktır. Türkiye; Irak pazarına ve ayrıca Körfez/Arap pazarına bir adım daha yaklaşacak, Türk sanayi sektörü ihtiyacı olan kaynaklara daha kolay ulaşacak ve serbest bölgenin kurulacağı bölgede yeni istihdam alanları yaratılmış olacaktır.

Irak tarafı ise; ihracata yönelik sanayi sektörünün yapılandırılması, vasıflı eleman yetiştirme imkânının sağlanması, Türkiye'nin hizmet sektöründeki deneyiminden faydalanılması ve teknoloji transferi gibi fırsatları değerlendirme şansını yakalayacaktır.

Türkiye ile Irak sınırında yeni bir gümrük kapısı açılması konusu ne aşamada?

İhracatçılarımızın sınır kapılarında yaşadıkları sorunların en aza indirilmesi ve sınır kapılarında harcanan zamanın azaltılması amacıyla, Habur Sınır Kapısı'nın tüm alt yapısı 2006 yılında yenilenmiştir. Irak'a taşımalarımızın yüzde 99,5'i Habur Sınır Kapısı'ndan gerçekleşmektedir.

Dış ticaretimizde Irak'ın artan önemi doğrultusunda, Irak'la yeni sınır kapılarının açılması için gerekli fizibilite çalışmalarının yapılması ve konuyla ilgili bir çalışma grubunun oluşturulması, 17-18 Eylül 2009 tarihlerinde gerçekleştirilen Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyinin Bakanlar düzeyindeki ilk toplantısında kararlaştırılmıştır.

Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi'nin 15 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirilen Başbakanlar düzeyindeki toplantısında, “Yeni Sınır Kapıları Açılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalanmış olup söz konusu Mutabakat Zaptı ile taraflar bir Ortak Çalışma Grubu kurmuştur.

Ayrıca, Konsey bünyesinde iki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasında imzalanan anlaşma uyarınca yeni sınır kapılarının açılmasına yönelik bir komisyon oluşturulması öngörülmüştür.

Bu çerçevede, Türkiye-Irak sınırında açılması planlanan yeni hudut kapıları ile ilgili olarak, 10-12 Mart 2010 tarihlerinde, Gümrük Müsteşarlığının koordinatörlüğünde ve ilgili tüm Bakanlık ve Kurum temsilcilerinin katılımlarıyla incelemeler yapılmıştır.

Irak'ta merkezi hükümetin kurulmasının ardından, çalışmalarımız tüm hızıyla devam edecektir.

Sayın Bakan, Kürdistan Bölgesi'nde Türk işadamları için ne gibi iş potansiyeli görüyorsunuz?

Her ne kadar Irak ile olan ticari ilişkilerimizde bölgesel bir ayrım gözetmesek de ortada bir gerçek var. O da Irak'ta iş yapan Türk firmalarının faaliyetlerinin özellikle sınırımızın hemen ötesinde olması dolayısıyla Irak Kürt Bölgesi Yönetimi'nde yoğunlaşmış olmasıdır. Irak'a gerçekleştirdiğimiz ihracatın yüzde 95'lik bir bölümü bu bölgeye yapılmakta, müteahhitlik hizmetlerinin büyük bir bölümü de bu bölgede gerçekleştirilmektedir.

Irak Kürt Bölgesi Yönetimi, özellikle müteahhitlik sektörümüz için cazibesini korumaktadır. Türkiye sınırına 3 buçuk saat uzaklıktaki Erbil'de yeniden yapılanma faaliyetleri hızla devam ederken, şehirdeki inşaatların büyük bir bölümünü, ne mutlu bize ki, Türk müteahhitlik firmaları üstlenmiş durumdadır. Kerkük ve Süleymaniye'de de aynı durumdan söz etmek mümkündür.

Kürdistan Bölgesi'yle ticari ilişkilerde ortaya çıkan sıkıntılardan biri de bankacılık sektöründe yaşanıyor. Türkiye olarak bankacılık sektörü açısından o bölgeye ilişkin açılımlarınız olacak mı?

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne yönelik ticaret yapan firmalarımız, bankacılık alanında özellikle teminat mektubu temini konusunda sıkıntı yaşamaktadırlar. Bölgede bir Türk bankasının faaliyet göstermesi bankacılık alanında yaşanan sıkıntıları önemli ölçüde azaltacağına inanıyorum.

Bu çerçevede, tercihimiz Erbil'de bir Türk bankasının en kısa sürede faaliyete başlamasıdır. Türk bankalarının Irak'taki bankacılık sistemine ve mevzuatına yabancı olmasına rağmen, bazı özel bankaların IKBY'ye şube açmaya yönelik çalışmalara başladığını biliyorum. Biz de bu süreçte, Irak'ta şube açmak için faaliyette bulunan bankalarımızın arkasında tüm gücümüzle desteklemekteyiz.

Türkiye'nin Kürdistan Bölgesi'yle ilişkilerinin düzeyi ve geleceğine dair öngörüleriniz neler?

Belirttiğim üzere, Irak'a gerçekleştirdiğimiz ihracatın yüzde 95'lik bölümü Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'yle yapılmaktadır. Bölgede Türk malları yüksek kalitesi ile yoğun talep görmektedir. Ayrıca, Türk müteahhitlerinin bölgede üstlendiği projeler hızla tamamlanmakta ve dünya standartlarında sundukları hizmetle Türk firmaları ihaleler üstlenmeye devam etmektedir. Bütün bu unsurlar Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin önümüzdeki dönemde de, Türk yatırımcıları ve girişimcileri için önemini koruyacağını göstermektedir.

Bugün, Irak'la yürütmek istediğimiz birçok projeye başlamak için Irak'ta merkezi hükümetin kurulmasını bekliyoruz. İnanıyorum ki, merkezi hükümetin kurulmasını takiben başlayacak olan dönemde, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile de başarılı işlere imza atacağız. Temel amacımız, uzun vadede ekonomik ve ticari bir bölgesel entegrasyonu başarıyla inşa etmektir. Şimdiye kadar altına imza attığımız işler gibi bunun altına da imzamızı atacağız.

PORTRE / ZAFER ÇAĞLAYAN

Mehmet Zafer Çağlayan, 15 Kasım 1957'de Muş'ta doğdu. Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Sanayici olarak çalıştı. 1987'de Ankara Sanayi Odası'na Oda Meclisi Üyesi oldu. 1989'da Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi, 1991'de Başkanvekili ve 1995'de Yönetim Kurulu Başkanı olarak, 2007'ye kadar bu görevini sürdürdü. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde üç dönem Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi Teknoloji Üniversitesi ile Türkiye Ekonomi Araştırma Vakfı'nın Mütevelli Heyet Üyesi oldu. 60. Hükümet'te Sanayi ve Ticaret Bakanı olarak atandı. Daha sonra Hükümette yapılan değişiklikte, Devlet Bakanlığı görevine getirildi. İngilizce bilen Çağlayan, evli ve iki çocuk babasıdır.

Kemal Avcı / AKnews

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Anket
Yeni Anayasa Paketi İle İlgili Yapılacak Bir Referandumda Tercihiniz Ne Olur? Evet mi? Hayır mı?
Mail List