
Çağımızda Hukuk ve Toplum dergisinde yayınlanan "Kürtler ve Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı" başlıklı yazısı nedeniyle "örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla hakkında 8.5 yıl hapis cezası istemiyle dava açılan sosyolog-yazar İsmail Beşikçi ve derginin Yazıişleri Müdürü Zeycan Ballı Şimşek'in yargılanmasına bugün başlandı.
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmaya Beşikçi ve Şimşek'e destek vermek için çok sayıda aydın ve yazar da katıldı. Duruşmada Beşikçi'yi 30'a yakın avukat savundu.
2 sayfalık hazırladığı savunmasını mahkemeye sunan İsmail Beşikçi, açılan soruşturmada ifadesine başvurulmadan dava açıldığını belirterek, Türkiye'de düşünce özgürlüğü olunca yargının yanlı davrandığını söyledi.
Mahkemede Kürt sorunun ile ilgili düşüncelerini anlatan Beşikçi "Kürt sorunu Türkiye'nin en önemli sorunudur. Bunu Başbakan da söylüyor" dedi. Bugün yazılı ve görsel basında "Kürt sorunu nasıl çözülür?" tartışmaları yapıldığını hatırlatan Beşikçi, şöyle dedi:
"Ama aslolan sorunun kendisini ve nedenlerini tartışmaktır. İşte yazdığım yazı sorunun kendisi nedir sorusuyla ilgili bir yazıdır ve Türk siyasal hayatına bu noktadan bir eleştiridir. Kürtlerin ve Kürdistan'ın bölünmesi Ortadoğu'nun en önemli olayıdır. Bu olayı konuşması gereken üniversiteler, yazarlar ve basındır. Bu konuyu savcılar konuşmamalıdır." 
Avukat Levent Kanat da, müvekkili Beşikçi'nin akademisyen bir yazar olduğunu ve yazdığı yazılardan dolayı 17 yılını cezaevinde geçirdiğini belirterek, "İddianameye konu olan yazıda örgüt propagandası yapıldığı belirtiliyor. Ancak hangi örgüt olduğu belirtilmiyor. Müvekkillerimin derhal beraatını talep ediyorum" dedi.
Duruşma savunmalarının verilmesinin ardından ileri bir tarihe ertelendi.
Cumhuriyet Savcısı Hakan Karaali tarafından hazırlanan iddianamede Beşikçi, “Cebir ve şiddete çağrı yaparak terör örgütünün propagandasını yapmakla” suçlanıyor. İsmail Beşikçi'nin 7,5 yıla kadar hapsi isteniyor.
AKnews'e konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Av. Taylan Tanay, "Kürt halkının yaşadığı baskı ve zor uygulamalara karşı direnmesinin meşru bir hak olduğunu tanımlayan İsmail Beşikçi'ye ifadesi dahi alınmadan dava açılmış olması inkarcı zihniyetin en özlü ifadesidir. Beşikçi'nin yanındayız, zulme karşı direnmek meşru bir haktır. Türk yargı pratiği yanlışlarından dolayı İsmail Beşikçi'ye özür borçludur" dedi.
Söz konusu yazıda Beşikçi, “Kürtler'in Suriye, İran ve Türkiye tarafından kötü yönetildiğini, bu devletlerin güçlerini Kürtlere karşı birleştirebildiğini, bu baskılara karşı Kürtlerin özgürlük mücadelesi geliştirmelerinin meşru hak olduğunu” belirtmişti.
AKnews








